Futbolla Yatıp Kalkan Malatya Basını

Şöyle hızlıca bir göz atıverin…

Malatya basını adeta futbolla yatıp, futbolla kalkıyor.

Fikirler, satırlar, ahkam kesmeler, öyle değil böyle olur demeler havada uçuşuyor ki sormayın gitsin. Geçenlerde yine yerel basınımızdan ara sıra takip ettiğim değerli bir hanımefendinin köşe yazısını okuyunca gözüme ilişti. “Bakmayın kadın olduğuma, ofsaytı milimetrik hesaplarım ben!” diyerek o da tabiri caizse “topa girmişti” ki tebessüm ederek bastım X’e…

Vallahi korkuyorum!

Bir muzip karikatürist çıkıp da “İlk kez Süper Lig gören masum köylü” başlığıyla şu halimizi karikatürize edecek diye vallahi korkuyorum.

Futbolla alakadar olan değerli yaşı kemal büyüklerim gayet iyi bilir ki Malatya’nın futbol tarihi dolu doludur. Namağlup Süper Lig’e çıkmak mı dersiniz, üç büyüklere kök söktüren efsane müsabakalar mı dersiniz ne ararsanız vardır bizim futbol mazimizde. Evkur Yeni Malatya ile başlamadı süper lig sürüvenimiz.

Diyeceğim o ki fazla abartmamak, ballandırmamak lazımdır bu işi. Haftada 1 gün, az geldi derseniz iki gün maç evvelinde ve akabinde yazar, çizer, yorum yapar eleştirirsiniz olur biter. Temcit pilavı gibi her gün her gün futbol olmaz, olmamalı. Nitekim yerel basının, hele hele Malatya basınının şuan ki süreçte büyük sorumlulukları var.

Yeri gelmişken bir futbol gevezeliği de ben yapayım.

Süper lig ekipleri bildiğiniz gibi “Profesyonel Futbol/Spor Kulübü” diye anılır. Pek çok arkadaşımız buradaki “Profesyonel” ifadesini “iyi top oynamak” olarak algılar ki bu yanlıştır. Profesyonellikten kasıt kulübün kurumsallığı ile alakadır. Öyle ki her işin bir müdürü, direktörü vardır ve muazzam bir hiyerarşi hakimdir. Ücra bir Anadolu kulübünde ise her işe akla yeten, her şeye yetkisi olan bir veya bir kaç kişi vardır. Kararlar, hamleler spontane bir şekilde alınır plan program yoktur. Yeri gelir güzel futboluyla süper lig ekiplerine kök söktürür ama kurumsal bir yapısı ve de sistemi olmadığı için “profesyonel” olarak anılmaz.

İşte bu noktada Acer (Yeni) Malatyaspor bana bir heyecan ve de “profesyonellik” havası vermiyor.

Vakti zamanında futbol bağımlısı biri olarak şunu söylemem de lazım ki:

Futbol kitlelerin zamanını ve parasını heba eden, uyuşturan zalim bir endüstri! Vesselam…

YEREL BASININ ASIL İŞİ

Güzide Malatya’mızın nadide basın kuruluşlarının işi manşeti futbolla doldurmak değil elbet.

Milletin vekilleri, vekaleti ne denli hakkıyla ifa ediyor, metal yorgunluğuna gark oldu mu acep diye tetkik ediyor muyuz? Hayır.

15 Temmuz gibi bekamıza uzanan menfur bir badireyi atlatmışken sureti haktan görünen fakat gücünü milletten değil paradan ve de karanlık odaklardan alanlara karşı teyakkuz halinde miyiz, eleştiriyor muyuz, sorguluyor muyuz? Hayır.

Gümrük ve Ticaret gibi mühim bir bakanlığa hemşehrimiz vekalet ediyor. Her ne kadar ithalata dayalı bir ekonomi arzu edilen bir şey olmasa da Çin’in envaiçeşit ürün bulunduran toptan ve perakendecileri Aliexpress adlı dijital ortamda tüm dünyaya pazarlama yapıyor. Küçük esnafı şenlendirecek, zenginleştirecek pek çok ilginç ürünü çok ucuza mal etme imkanı varken

“Sayın bakan… 30 Euro nedir, şu gümrük muafiyetini daha tatminkar bir banda çekelim” diye fikir veriyor muyuz, yol gösteriyor muyuz? Hayır.

Hasılı mühim bir spor ve eğlence aracı olan futbol 90 dakikayı nihayetlendiren düdük ile beraber son bulmalı ve hayatımızın her alanına sirayet etmemeli.

Meşhur despot Franco’nun futbolla ilgilio malum itiraflarını söylemeye gerek yok sanırsam.

Futbol vakit geçirdiğimiz, deşarj olduğumuz bir liman olmalı elbette fakat mühim sorunlarımızı görmemek adına bir uyutucu işlevi de görmemeli.

Malatya Son Havadis İçin Yazdığım Köşe Yazısı

Murat UZUN