Euro 2016 ve Futbol Anlayışımız

bloggünceFutbola “bağımlılık” derecesinde alakam vardı bir zamanlar ve averajları dahi hıfzetmeyi elzem bilirdim. Yaklaşık 10 yıl kadar önce bu “hastalığımdan” kurtuldum. EURO 2016’da muvaffak olamayan “MİLLİ” takımımız için adetim olmasa futbol ile alakalı birkaç satır karalayacağım. Perde arkasını bilmem ama perdenin önündeki verilere göre Fatih TERİM’e teknik direktörlük görevi(!) için ödenen aylık ücret takriben 930.000 TL! (DOKUZ YÜZ OTUZ BİN TL) Bu bol haneli ücret yuvarlak hesap 1 Milyona yakın işçinin bir aylık asgari ücretine tekabül ediyor. 2 maçta gol atamayan 4 gol yiyen takımı yönetmek! için 930.000 TL alan Fatih TERİM’e yapılan eleştirilere ‘bela’ okumak için gece gündüz çalışan eline aylık 930 lira bile geçmeyen bir güruhun seferber olmasını neyle izah edebiliriz pek bilemiyorum.
 
Neden Türkiye demeyiz de Milli Takım deriz? Nitekim evvela 75 milyonluk Türk halkını, 600 yıllık Osmanlı Devletini, Selçukluyu, Göktürk’ü ve daha adını sayamadığım ceddini temsil ettiği için. Bu sebeple “MİLLİ” takım için üzerine düşeni yapmak şahsi menfaatlerden, cüzdandan önde gelmelidir. Ve vazifedar olan kişi cebine ne gireceğini değil ne denli hizmet edeceğini düşünmelidir. Nasıl ki zorunlu askerlik karşılığında para verilmiyorsa Milli Takımda yapılan hizmetler için de ücret ÖDENMEMELİDİR. Ecnebi takımlarda akıllara zarar paza kazanan 18lik 20’lik ayyaşları oynatmasınız da Anadolunun ücra köşelerinde kara lastikle top koşturan bayrak sevdalılarını oynatırsanız. Kim bilir belki de gariban Anadolu çocuğu her gün orada burada ayyaşlık peşinde koşan sözde futbolculardan daha çok gayret gösterip bu milletin milli takımına nice gururlar yaşatır.